Nitekim bizim şehrimiz Wellington Wells böyle bir yer değil. Bu yüzden geçmişi unutmak için “Birkaç Mutlu Biz” adındaki bu hapları kullanmak zorundayız. Temmuz ayının son günlerinde erken erişim ile bizlere merhaba diyen We Happy Few, üç sene önce ilk oyunları Contrast ile oyun dünyasına adım atan Compulsion Games’in ikinci çalışması.

Macera – bulmaca tarzı kadar RPG öğeleri ile süslenmiş hayatta kalma temasını da benimseyen yapım, Kickstarter kampanyası ile hazırlandı. Yani “halk tarafından halk için” yaratılan We Happy Few, 250.000 dolarlık hedefini aşarak tam tamına 334.754 dolar ile kampanyasını sonlandırdı. Erken erişimle bizlere henüz pastayı değil de üzerindeki çilekleri sunsa da, az çok oyunu tanıma fırsatı bulduk.

w

Distopya! We Happy Few bizleri 1964 yılına, retrofütüristik bir geçmişe götürüyor. İkinci dünya savaşı yıllarında Hitler ve Naziler, Almanya’nın kontrolünü yitirir ve yerine Alman İmparatorluğu kurulur. İyi mi oldu kötü mü oldu bilemeyiz ama yeni imparatorluk Avrupa’ya açtığı savaşı sürdürür ve Büyük Britanya’yı ele geçirir. Britanya’nın çöküşüne sebep olan bu süreçte, Wellington Wells sakinlerine –zorla- çok kötü bir şey yaptırılır.

Dolayısıyla şehrin sakinleri sürekli vicdan azabı çeker ve olanları unutmak için “Joy” adı verilen, kullanımı mecburi olan bir uyuşturucu üretilir. Kötü anıları bastıran ve anlamsız bir mutluluk veren Joy, aynı zamanda kullanan kişinin kolaylıkla manipüle edilmesini sağlar. Kişi bir müddet sonra iyiyi ve kötüyü ayırt edemez hale gelir ve taktığı “mutluluk maskesi” ile yeni distopyanın bir parçası olur.

Joy’u kullanmayı bırakanlara da “Downer” lakabı takılır. Bu kişiler halk tarafından hiç hoş karşılanmamaktadır. Oyunda yöneteceğimiz üç karakterden (Diğer ikisi henüz oyuna eklenmedi.) ilki olan Arthur Hastings de bir Downer’dır. Arthur, gazetede kâtip olarak çalışmaktadır ve görevi eski gazetelerdeki mutsuz haberleri sansürlemektir. Yine bir gün işine devam ederken hem kendisi ve kardeşi Percival, hem de savaş hakkında bir makaleye rastlar ve eski anılarını hatırlamaya başlar. Arthur da hapını alıp oyunu başlamadan bitirmek (Evet, hapı alırsanız oyun gerçekten bitiyor!) yerine çöpe atar ve Joy etkisini kaybettikçe çevresinde olan bitenin doğru olmadığının farkına varır. Arthur doğal olarak şaşkınlığını gizleyemez ve bir Downer olduğu açığa çıkınca kaçmaktan başka çaresi kalmaz.

w1

Erken erişimde olması sebebiyle, oyunun kısa giriş bölümü dışında henüz oynanabilen bir senaryosu yok. Zaten oyuna giriş esnasında Compulsion Games bizleri oyunun henüz yarısının bittiği ve hikâye modunu içermediği hakkında uyarıyor.

Öncelikle hemen belirteyim, oyunun giriş bölümü şahane olmuş. Yaratılan atmosfer, Arthur’un şaşkınlıkları ve gerçeklikten kaçış; kısa da olsa heyecan yaratıyor. Giriş bölümü bittikten sonra ise oyun daha çok “sandbox” diye tabir edilen hikâyesiz açık dünya oyununa dönüşüyor. Yaralı birisine bandaj yapmak, birisinin evine gizlice girip bir şey çalmak gibi küçük yan görevler dışında bulunduğunuz dünyayı keşfetmekten başka yapacak bir şey bulunmuyor.

Etrafta geziniyor, çeşitli eşyalar ve yiyecek-içecek topluyor ama en önemlisi Britanya’nın çöküşüne sebep olan bu süreçte, Wellington Wells sakinlerine –zorla- çok kötü bir şey yaptırılır hayatta kalmaya çalışıyoruz. Ve bu hiç de göründüğü kadar kolay olmuyor. Bu yüzden oyunun başında size sorulan “sadece bir kere ölmek” seçeneğine hayır demenizi şiddetle tavsiye ederim. Sonuçta bu bir oyun, bırakın da sadece gerçek dünyada bir kere ölelim.

w2

Unreal Engine 4 grafik motoru ile geliştirilen yapımı ilk gördüğünüzde aklınıza Bioshock veya Dishonored gelebilir. Bu kötü bir şey mi? Kesinlikle hayır! Oyunun grafikleri bir hayli sağlam ve henüz cila çekilmemiş alfa sürümünde olmasına karşın harabe binalar göz dolduruyorlar. Daha ilk sahnelerde bazı eşyaların içinden geçtiysem de yapımcı beni bu konuda uyardığı için diyecek bir sözüm yok. Lakin halkın bana sürekli kaybolmamı söyleyerek küfür etmesine birazcık alınmadım değil. Bu garip insanların evine girip bir şeyler çalarken sorun yok ama yataklarına yattığımız zaman tüm ahali bıçaklar ellerinde tepemize dikiliyor. Oysa “hadi git yerinde yat” demeleri yeterli olurdu.

We Happy Few Sistem Gereksinimleri

Önerilen sistem gereksinimleri:

  • İşlemci: 4 çekirdekli Intel veya AMD, 2.5 GHz ya da daha fazlası.
  • Bellek: 8 GB RAM
  • Ekran kartı: Nvidia GeForce 660 GTX ya da AMD Radeon 7870 HD serisi veya daha iyisi.
  • DirectX: DirectX 11
  • İşletim sistemi: 64-bit, Windows 7 ve daha üstü.

Minimum sistem gereksinimleri:

  • 3 çekirdekli Intel veya AMD, 2.0 GHz ya da daha fazlası.
  • Bellek: 8 GB RAM
  • Ekran kartı: Nvidia GeForce 460 GTX ya da AMD Radeon 5870 HD serisi veya daha iyisi. Mobil ekran kartları için ise Nvidia GeForce GTX 580M ve daha üstü.
  • DirectX: DirectX 11
  • İşletim sistemi: 64-bit, Windows 7 ve daha üstü

Bir önceki yazımız olan Agar.io Chrome Eklentisi 2017 Güncel başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.